Sosyal Medya

Güncel Eğitim ve Bilgi Makaleleri

SEO Üzerine Söylenen 3 Efsane Yalan

  • Mayıs 26, 2019
  • by

SEO yalanları sizi yanlış maceralara sürükleyebilir. Arama motoru optimizasyonu hakkında piyasada dolaşan o kadar efsane varken doğruyu ve yanlışı ayırt etmek giderek zorlaşıyor. Fakat bazı efsaneler var ki büyük fırsatların kaçmasına neden oluyor.

Hangi efsaneler mi?

1- Sizi istediğiniz kelimede ilk sırada çıkartacağım

Henüz bunu yapabilen kimse yok. Eğer bir ajans ya da kişi istediğiniz anahtar kelimede web sitenizi arama motorlarında ilk sırada çıkartacağını iddia ediyorsa, şüpheniz olmasın, konu hakkındaki cahilliğinizden faydalanıyordur.

Fakat kısa süreliğine bir anahtar kelimede en yukarıda olmak istiyorsanız Google’ın hala eli kolu bağlı. Blackhat seo teknikleri kısa vadede ne yazık ki iyi sonuçlar verebiliyor.

Google’ın spamden sorumlu yöneticisi Matt Cutts ve ekibinin illegal seo tekniklerini engellemek için geliştirdiği algoritma her defasında alt edilebiliyor. Tabii sadece kısa sürelerle. Geçici mutluluklar peşindeyseniz aşağıdaki örneği okuyun.

Geçtiğimiz senelerde  giysi sektörünün en büyük temsilcilerinden 17 milyar dolar cirolu JC Penney, yaşadığı SEO skandalıyla gündeme oturmuştu. Gündeme oturmuştu derken, gerçekten gündemdeydi. New York Times, JC Penney’nin satın aldığı backlinklerin şemasını paylaşmış ve konu kamuoyunda büyük tepki toplamıştı.

Markanın SEO işleri için birlikte çalıştığı ajans böyle küstah bir harekette asla bulunmadığını söylese de ”nükleer enerji” ile ilgili bir sitenin ”kıyafet” anahtar kelimesi üzerinden JC Penney.com’a link çıkışı yapması açıklanabilir bir olay değil.

Nitekim JC Penney kısa süreli olarak neredeyse istediği tüm kelimelerde ilk sırada çıktı. Satın alınan binlerce link işe yaramıştı.

Hikayenin sonu… JC Penney yakalandı, kolay onarılamayacak büyük bir imaj kaybı yaşadı.

2- Sitenizden Başka Sitelere Çok Fazla Link Çıkışı Yapmak Pageranki Düşürür

Aslında bu inanış bir efsane değil. Gerçeğin kendisi. Web’S Tasarım olarak hazırladığımız bir site hayata geçtikten sonraki dönemde, ilk pagerank güncellemesinde pagerank’i 3 olarak görünüyordu. Birkaç ay sonraki ikinci güncellemede 1′e düştü. Neden?

Çünkü blogda yaptığım önerilerle ziyaretçileri başka -ama değerli- sitelere yönlendirmeye çekinmedim. Blogdan 100′ün üzerine link çıkışı yaptım. Fakat yapmak zorundaydım. Pagerank değeri düştü fakat ziyaretçi sayısı ve sadakati giderek arttı. Çünkü  blog ziyaretçileri eğer bu blog bir başka siteye yönlendirme yapıyorsa o sitede değerli, işe yarayacak birşeyler vardır diye düşünmeye başlamıştı. Sonunda ne oldu biliyor musunuz? Başka sitelere göndermekten çekinmediğim ziyaretçiler dönüp dolanıp bu siteye geldi.

Ayrıca site bazı anahtar kelimelerde üst sıralara çıktı. Duyuyorsunuz değil mi? Pagerank değeri düşmesine rağmen anahtar kelimelerde daha üste çıkmaktan bahsediyorum. Bunun sebebi basit:

A sitesi B sitesine link verdiğinde eğer sitenize gelen ziyaretçi B sitesine gidip uzun bir süre geçiriyorsa Google şu şekilde hareket düşünüyor:

” Bu site ziyaretçilerine tam istediğim gibi bir kullanıcı deneyimi yaşatıyor’,demek ki bu sitede değerli birşeyler var.”

Evet, dediklerim tartışılabilir. Bu benim deneyimlerimle elde ettiğim kişisel görüşüm.

3- Sadece Kaliteli İçerik Hazırlamak ve Sık Yazmak SEO İçin Yeterlidir

Bir büyük yalan daha. Bu iddia çoğu zaman geçerli olsa da, piyasada müthiş içeriğe sahip, oldukça geri planda kalan siteler de var. Yeni kurulan bir sitenin ismini duyurması için içerik girmesi sadece yeterli değildir. Blackhat seo(illegal seo) ve Whitehat seo’nun(legal,önerilen seo) arasında kalan Greyhat seo işe yarıyor. Yani, siyah ile beyazın arasındaki renk gri işe yarıyor.

Dünyada hala birçok site, satışa çıkartılmış eski alan adlarını satın alarak istedikleri anahtar kelimeler üzerinden kendi bloglarına link çıkışı yapıyorlar. İşte bu yöntem greyhat seo’nun yapı taşlarının başında geliyor. Ben uygulamasam da işe yarıyor.

Son zamanlarda birkaç yeni çıkan bloga gözüm takıldı. Günde 20′nin üzerinde haber girerek sabretmesi güç bir döngünün içine kendilerini soktular. Sabretmesi güç diyorum, çünkü eğer siteyle ilgilenen bir iki kişi varsa 20′nin üzerinde içerik girmek uzun süre devam ettirilecek bir olay değil. Tahmin edin ne oldu? Bu siteler şu anda yayınını durdurdu.

Çoğumuzun ihmal ettiği birşey var. Bir blog kurarken hedeflerimizi inandırıcı şekilde koymalıyız. Aslında blogdan reklam alarak para kazanmak internetten para kazanmanın en zor yolu. Günde 50 içerik girersem Alexa’da çok yükselirim, sitem en ön sırada çıkar gibi düşünceler efsane.

İnternetten para kazanmak istiyorsanız daha kolay ve mutlu edici yöntemler var. Mesela içeriğinizle insanları çekip, danışmanlık hizmeti vermek ya da bir ürün satmak gibi. Mesela bir blogunuz varsa oturun kitap yazmayı deneyin. Kitabınızı satın. Veya belli bir grubu buluşturarak zirveler, kongreler düzenleyin. O alanda uzman olduğunuzu kanıtladıktan sonra eğitimler verin.

Blogunuzu eğer sesinizi duyurmak için bir araç olarak kullanırsanız, emin olun daha başarılı olabilirsiniz.

Bir diğer önemli konu ise ilişki kurmak. Uzman olduğunuz konuyla ilgili yazan blog yazarlarını bir araya getirerek aktiviteler düzenlemek, başkalarının bloglarında yazmak, başkalarının sizin blogunuzda yazmasını istemekten bahsediyorum.

Ayrıca kampanyalar, çekilişler düzenlemek ve bunu sosyal ağlarda duyurmak da önemli. Ziyaretçilerinizin kullanması için ücretsiz araçlar sunarak yüzlerce backlink kazanabilirsiniz. SEO yalanlarıyla daha fazla zaman kaybetmeyin.

Seogle.Net’nin Notu: SEO kavramı günümüzde giderek başkalaşıyor. Önceden anahtar kelimelerle oynanan oyunlar geride kaldı. Topluluk oluşturmak yeni seonun temel kuramı.

Sizde profesyonel bir seo şirketinden yardım almak istiyorsanız Web’S Tasarım hizmetinizde

Yorum Yapılmamış

Beğenebileceğiniz benzer makaleler

×