Sosyal Medya

Güncel Eğitim ve Bilgi Makaleleri

Mersin’de Gezilecek Yerler

Mersin’in, adının nereden geldiği konusunda birçok rivayet olsa da en çok Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde yazılanlara inanılır. Evliya Çelebi 1670’li yıllarda Mersin’de bulunmuş ve Seyahatname’ sine bu olayı şu şekilde işlemiştir: “Kırk evli Hacı Alaittinoğlu Köyü’nü geçerek Gerendir Nehri’nden sonra MERSİNOĞLU denilen 70 haneli bir Türkmen köyünde misafir olduk ” Evet, Evliya Çelebi’nin de yazdığı gibi eskiden. Şimdiki Mersin yakınlarında bulunan Mersin oğlu aşiretinden dolayı Mersin’e “Mersin” adı verilmiştir. Mersin oğlu aşiretini biraz araştırdıktan sonra aslında Türkistan asıllı oldukları görülüyor. Mersin tarih sahnesine çıkışı 19. yüzyılın ortalarında başlıyor. Bu dönemde sadece küçük bir köy olan Mersin, göçmen bir Türkmen aşiretine (Mersin oğlu) ev oluyor ve daha demin bahsettiğimiz gibi adını da buradan alıyor.

Özellikle Amerika iç savaş sırasında, dünyanın yaşadığı pamuk kıtlığı sorunu ile mücadele etmeye çalışırken Çukurova’da gelişen pamuk üretimi ve bunun da etkisiyle 1866 yılında demiryolu hattına bağlanması ile köklü bir değişime gidiyor Mersin.
Mersin kıyıya yakın bir bölgeye yerleşmiş olmasına karşın deniz ürünleri et ürünlerine oranla çok daha az tercih edilir.

Hadi gelin, şimdi de biraz Mersin’in tarihi eserlerinden, turistik yerlerinden bahsedelim biraz.
Yumuk tepe, Anayolunun en eski yerleşim yerlerinden biridir. İngiliz John Garstang başkanlığında 1936-1937 yıllarında ilk arkeolojik kazılar yapılmıştır lakin şifreler çözülememiştir zira II. Dünya Savaşı başlamıştır. 1992 yılında İstanbul Üniversitesi ve Roma Üniversitesi işbirliği ile 1993 yılında tekrar uygulamaya konulmuştur. Yumuk tepe’de çıkarılan yüzlerce eser, Mersin Müzesi’nde gösterime açıktır.

Yumuk tepe’den bahsedip Mersin Müzesi’nden bahsetmemek olur mu hiç? Kent merkezinde bulunan Kültür Merkezi’nin doğusunda bulunur. Arkeolojik ve etnografik eserler olmak üzere üç ayrı salonda incelenir. Anadolu’nun en eski yerleşim merkezleri olarak kabul gören Yumuk tepe ve Gözlü kule kazılarından çıkarılan Yeni Taş, Eski Tunç, Bakır Taş dönemlerine ait eserler görücüye açıktır.

Gözne Yaylası, Mersin ilinin kuzeyinde Toros Dağları’nın 1200 m. yükseltisinde bulunan tarihi yerleşke yeridir. Maki türü bitki toplulukları, kiraz, vişne, ayva gibi meyve ağaçları ile kaplıdır. Alt yapısı henüz bitmemiş olan yaylada PTT, sağlık ocağı ve jandarma hizmet verebilmektedir.

Eski Câmi, il merkezinde çarşıda bulunur. Osmanlı’nın en önemli yapıtlarından biri olan Eski Câmi 1870 yılında yaptırılmıştır.
Ulu Câmi, Tarsus’ta yer almaktadır. Piri Paşa’nın Oğlu İbrahim Bey tarafından yaptırılmıştır. Türk- İslam tarihi açısından önemli bir yer taşımaktadır.
Roma Hamamı ise Eski Cami’nin yanında bulunmaktadır. Romalılardan kalmadır ve mozaikleri bir hayli değerlidir.
Hocantı Kaplıcası, Mut’a 15 km. uzaklıktaki Hocantı köyüne yakın bir bölgede bulunmaktadır. Romatizma ve deri hastalıklarına iyi geldiğini savunulmaktadır.

Mersinde gezilecek yerlerin başında olan Kızlar Kalesi, Çandır Kalesi’nin doğusunda, Çandır Köyü’nün güneydoğusunda yer alır. Ulaşımı zordur zira belli bir bölüme kadar araba ile gidilebiliyor. Mimari yapının çok çok az bir bölümü ayakta kalmayı başarabilmiştir. Ancak Ermenice ve 18 satırlık yazıtın bulunduğu duvar hala sapa sağlamdır.

Yorum Yapılmamış

Beğenebileceğiniz benzer makaleler

REKLAMLAR




Kategoriler

×